Farklı Yumurtaları Tanıyor Musunuz?

Yumurta deyince her ne kadar insanın aklına aynı şey gelse dahi aslında her yumurta aynı değil. Üretim biçimleri arasında kayda değer farklar var ve bu farklar gıda mevzuatında düzenleniyor. Yumurta üzerinde bulunan 0-1-2-3 numaraları “Türk Gıda Kodeksi yumurta tebliğinde değişiklik yapılmasına yönelik tebliğ” ile düzenlendi. Peki bu rakamlar gerçekten ne anlama geliyor?

3 numaralı kodla başlayan yumurtalar, kafes sisteminden,

2 numaralı kodla başlayan yumurtalar, kafessiz (cage-free) sistemden,

1 numaralı kodla başlayan yumurtalar, serbest gezen (free-range) sistemden,

0 numaralı kodla başlayan yumurtalar, organik sistemden tedarik edilmektedir. 

Bu sistemlerin birbirleri arasındaki farklar nedir? 

Farklı sistemler, esas olarak bu sistemlerdeki hayvanların yetiştirme şartlarını açısından fark yaratmaktadır. 

Kafes sisteminde yetiştirilen tavuklar, adından da anlaşılacağı üzere tüm hayatlarını kafeslerde geçirirler. Kafes sisteminde hayvanların yaşam alanı tavuk başına yaklaşık bir dosya kâğıdı kadardır. Bu nedenle en doğal davranışlarını bile rahatça gerçekleştiremezler. Örneğin kanatlarını çırpma, gezinme, silkelenme, zıplama, gerinme, kuyruk sallama gibi içgüdüsel hareketleri icra edemezler. Tavuklar tüm hayatları boyunca tel kafeslerde oldukları için toprağa da ayak basmazlar. Bu sebeple bir başka içgüdüsel davranışları olan eşeleme hareketini de yapamazlar. Hareketsizlik hayvanların kemik gelişimini olumsuz etkiler ve stres seviyelerini yükseltir. Tavuklar normal şartlarda kum banyosu yaparak temizlenirler. Hayvanlar içgüdüsel olarak yemliklerindeki yemlerine veya kafesin tellerine sürtünerek bu davranışlarını sergiler. Ancak kafeslerde hayvanlar toprağa basamadığı ve erişimi olmadığı için ne yazık ki kum banyosu yapamaz. Hayvanlar kafeslerde doğalarına uygun bir şekilde dinlenemez de. Tavuklar, kuştur ve tüneklerde dinlenip uyurlar. Ancak kafeslerde bu imkân yoktur. Son olarak, hayvanlar kafeslerde rahat bir şekilde yumurtlayamaz. Endüstriyel tavuklar yılda 200-300 kere yumurtlar. Yumurtlama hayvanlar için stresli bir eylemdir. Tavuklar yumurtlarken kendilerini güvende ve rahat hissedecekleri yumuşak, gizli bir alan isterler. Ancak kafeslerde bu alanlar yoktur. 

Kafes sistemleri ikiye ayrılır: zenginleştirilmiş ve zenginleştirilmemiş kafesler. Zenginleştirilmemiş kafeslerde dış tel kaplama dışında kafesin içinde tavukların refahına dair herhangi bir şey yoktur. Bu tip kafes sistemlerinde hayvanlar yukarıdaki tüm yoksunlukları en yüksek seviyede tecrübe eder. Zenginleştirilmiş kafeslerde alçak da olsa tünekler ve tavukların yumurtlayabilmesi için dar yumurtlama alanları (folluk) vardır. Öte yandan bunlar da hayvanların doğal ihtiyaçlarını karşılamaz ve toprak, hareket alanı gibi diğer imkânlar bu zenginleştirilmiş kafeslerde de yoktur. 

Kafessiz (cage-free) sistemlerde ise hayvanlar kafeslerde değil, kapalı kümeslerde yetiştirilmektedir. Bu sistemlerde hayvanlar kümesin içinde hareket alanına sahiptir. Kümes içinde toprağı eşeleyebilir, kum banyosu yapabilir. Bu sistemlerde yüksek tünekler ve yeterli yumurtlama alanları da mevcuttur. 

Serbest gezen (free-range) sistemlerde ise hayvanlar kafessiz sistemlerdeki tüm refah imkanlarına sahiptir, buna ek olarak kümesin dışarısına da erişim imkânları vardır. Bu sayede hayvanlar açık havaya çıkabilir, dışarıdaki çevre ile etkileşime girebilir. 

Organik yetiştiricilikte hayvanlar, serbest gezen tavukların sahip olduğu tüm refah imkânlarına sahiptir, buna ek olarak hayvan başına düşen yaşam alanı daha fazladır. Organik yetiştiriciliği diğer sistemlerden ayıran temel fark hayvanların yemlerinin organik olmasıdır. 

Hiçbir yetiştiricilik sisteminde hayvan eziyetinin olmadığı söylenemez. Örneğin erkek civcivlerin yumurta vermemelerinden ötürü öldürülmesine dair uygulamalar tüm sistemlerde mevcuttur. 

Öte yandan sistemler arasında hayvanlar için kayda değer refah farklarının olduğu da çeşitli bilimsel kaynaklar tarafından ortaya konmuştur.  Hayvan refahı konusunda otorite sahibi bir kuruluş olan Welfare Footprint Project, kafes sisteminden, kafessiz kümes sistemine geçişin tavuklar üzerindeki etkisine dair bilimsel literatürü kapsayan bir çalışma ortaya koymuştur. Araştırmada tavukların farklı ortamlarda çektiği fiziksel ve psikolojik acılar teker teker tanımlanarak türüne göre gruplandırılmıştır. Çalışmanın sonucunda ortaya çıkan tablo; geleneksel kafeslerde, zenginleştirilmiş kafeslerde ve kafessiz kümes sistemlerinde bir tavuğun hangi acıyı ömrü boyunca ortalama kaç saat çektiğini göstermektedir. Sonuçlar, yumurta üretiminde kafessiz sisteme geçilmesinin yumurtası için yetiştirilen bir tavuğun hayat koşullarında kayda değer oranda iyileşme sağladığını ortaya koymaktadır.

Sonuç olarak kafes sistemi yumurta endüstrisindeki hayvanlar açısından en eziyetli sistemdir. Biz de sizlerle beraber işte bu sistemi ülkemizde sona erdirmeyi ve hayvan eziyetini elimizden geldiğince azaltmayı hedefliyoruz.

 

Kaynaklar:

Türk Gıda Kodeksi 

Welfare Footprint Project

Previous
Previous

Hayvansal Ürünlere Çok İhtiyacımız Var! Mı?

Next
Next

Mutfak: Yumurtasız ‘çırpılmış yumurta’