Yaklaşımımız
Kafesleri sona erdirmek için, etkisi ispatlanmış ve sonuçları ölçülebilir kampanyalar yürütüyoruz.
Yumurta üreticilerinin en büyük müşterileri, yüksek miktarda yumurta satın alan şirketlerdir.
Örneğin çok büyük bir restoran zincirinin bir günde satın aldığı yumurta miktarı, tek bir kişinin bir yılda tükettiği yumurta sayısından daha fazladır. Bu nedenle, büyük bir şirketin kafessiz yumurta kullanmaya başlaması, kafes üretiminin önemli ölçüde azalmasını sağlar.
Kafesler hayvanlar için bir eziyet.
Türkiye’de yetiştirilen hayvanlar arasında tavuklar en kötü muameleyi görüyor. Kafesler, tavukların doğal davranışlarına neredeyse tamamen engel oluyor.
Ülkemizdeki yüz milyona yakın tavuk, kafeste her an acı çekiyor. Hem eziyetin boyutu, hem eziyet çeken hayvan sayısı çok büyük.
Kafes eziyeti engellenebilir.
Kafes karşıtı kampanyalar pek çok ülkede başarılı oldu. Gelişmiş ülkelerdeki saygın firmaların tamamına yakını kafesleri terk ediyor. Endonezya, Bulgaristan, Romanya ve Brezilya gibi gelişmekte olan ülkelerde de firmalar kafes karşıtı politikalar benimsedi. Büyük şirketlerin kafeslere “Hayır” demesi, kafes yetiştiriciliğine bir darbe indirdi.
Neden doğrudan kafes yumurtası üreticilerini hedef almıyoruz?
Üreticilerin önceliği her zaman maliyeti düşürmek ve kârı artırmak. Hayvan refahını odağına alan kampanyalarımızın hedefleri ise, üreticilerin bu çıkarlarıyla uyumlu değil; bu nedenle değişime en fazla endüstriyel üreticiler direnç gösteriyor.
Deneyimlerimiz gösteriyor ki, doğrudan üreticilere yönelik kampanyalar yeterli etkiyi yaratamıyor. Ancak, üreticilerin en büyük müşterileri olan firmalar kafessiz yumurta talep ettiğinde, tablo değişiyor.
Kafes sorununu en etkili şekilde çözmek için, yüksek miktarda yumurta satın alan gıda üreticileri ve hizmet sağlayıcılar ile çalışmamız gerektiğine inanıyoruz.
Bu sektörler için yumurta, maliyet ve gelir bakımından küçük bir paya sahip. Bununla beraber, birçok firma hayvan refahı ve sürdürülebilirlik gibi temaları reklam faaliyetlerinde kullanıyor.
Bu da bizi şu sonuca götürüyor:
Bir firmanın kafessiz yumurta politikası belirlemesi hem firmanın marka imajıyla uyumlu hale gelmesini sağlıyor, hem de binlerce hayvanın hayatını değiştiriyor.
Bir diğer soru: Neden kafeslerin yasaklanması için çalışmıyoruz?
Şu anda Türkiye’de yumurta üretiminin %80’den fazlası kafeslerde gerçekleşiyor.
Durum buyken, devletin kafesleri bir anda yasaklaması pek olası görünmüyor. Yasa değişikliklerini kolaylaştırmanın yolu, sektörün büyük kısmının kafesleri bırakmasından geçiyor.
Kafeslerin yasaklandığı diğer ülkelerde de süreç benzerdi: önce büyük şirketler kafessiz yumurtaya geçti, kafes üretimi ciddi şekilde azaldı, ardından yasal düzenlemeler hayata geçti.
Sonuç odaklıyız.
En büyük önceliğimiz hayvanların hayatında somut değişim yaratmak.
Kampanyalarımız etkili olması için dünyada başarıya ulaşmış faaliyetleri yakından takip ediyoruz.
Bilimsel ve pragmatik bir yaklaşımla, kafesleri en yakın zamanda sona erdireceğine inandığımız yöntemleri izliyoruz.
İlerleme kaydediyoruz.
Birçok firma, marka imajlarının zedelenmesini istemiyor. Hayvan eziyeti ile anılmak yerine, ufak bir maliyet farkını göze alıp kafessiz yumurtaya geçmeyi tercih ediyor.
Türkiye’de 90’dan fazla marka, kafes yumurtasını belli bir tarihten itibaren terk etme sözü verdi. Bazıları çoktan kafessiz yumurtaya geçti. Bu ilerlemeler, tüketicilerin talepleri sayesinde gerçekleşti.
Siz de firmalara çağrıda bulunarak hayvanların hayatını değiştirebilirsiniz.
Gücünüz, düşündüğünüzden daha fazla.
Firmalar müşterilerini memnun etmek istiyor. Siz de müşteri olarak şirketlerden kafesleri terk etmelerini isteyebilirsiniz.